Yeni Skoda modelleri mermiden bile daha aerodinamik

Skoda'nın yeni geliştirdiği iki modelinde aerodinamik sürtünme kat sayısı, Formula 1 yarış otomobillerinden, NASA'nın geliştirdiği Mercury Atlas roketinden, Ferrari F40'tan ve mermiden bile daha düşük.

ŠKODA’nın en yeni modelleri, verimlilik ve azaltılmış sürtünme kat sayısı ile sınıflarında en aerodinamik otomobiller olarak öne çıkıyor.

3000’den fazla CFD (Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği) simülasyonu yapılarak geliştirilen ve defalarca çıkılan test sürüşleriyle ince ayar yapılan yeni dördüncü nesil FABIA, çok sayıda geliştirme sayesinde 0.28 (Cd) değerindeki olağanüstü aerodinamik verimliliğine ulaştı. Yeni Fabia, selefinden daha büyük olmasına rağmen, neredeyse yüzde 10 daha iyi bir sürtünme katsayısına sahip oldu ve B segmentinde yeni aerodinamik ölçüt belirleyen bir otomobile dönüştü.

Aerodinamik, herhangi bir otomobilin verimliliğinde önemli rol oynar, ancak önemi özellikle EV’ler söz konusu olduğunda kayda değer hale gelir. Çünkü elektrikli otomobillerde aerodinami ne kadar iyi ise tüketim verimi o kadar artar. ŠKODA tasarımcıları, pille çalışan modellerin geliştirilmesinde anahtar olan sürtünmeyi en aza indirerek, 0,23’lük bir sürtünme katsayısı ile yeni ENYAQ Coupé iV’nin mümkün olan en yüksek aerodinamik verime ulaşmasını sağladı.

Aerodinamik gövdeye, ön ızgaranın boyutunu gerektiği gibi ayarlayarak sürtünmeyi azaltan aktif bir panjur yardımcı oluyor. Tekerleklerin önünde benzersiz şekilde biçimlendirilmiş spoylere sahip bir ön rüzgarlık da havanın otomobilin etrafına yönlendirilmesini sağlıyor ve tek başına tekerlekler toplam hava direncinin %25’ini oluşturabildiğinden, aerodinamik olarak optimize edilmiş jantlar bu etkiyi azaltıyor.

Sürtünme sadece bir aracın karşıdan gelen hava akımına girmesi ile değil, aynı zamanda ondan ne kadar düzgün bir şekilde çıktığı ile de ölçülür. Bu amaçla ENYAQ Coupé iV, aerodinamik olarak optimize edilmiş bir çatı profili, özel şekillendirilmiş dış aynalar ve koordineli difüzörlü düz bir arka tampon sayesinde hava türbülansını en aza indiriyor.

Bu yenilikler, en yeni nesil ŠKODA otomobillerinin yalnızca kendi sınıflarında lider olmasına değil, aynı zamanda birçok şaşırtıcı rakibi arkada bırakmasına da sebep oluyor. Havayı delip geçerek hızlanan bir merminin görüntüsü, aerodinamik bir nesneyi en çok çağrıştıran kavramlarından biri olabilir, ancak 0,30 sürtünme katsayısı ile aslında hem ENYAQ Coupé iV’den hem de yeni FABIA’dan önemli ölçüde daha az aerodinamik olduğu görülüyor. 

Ferrari F40’ın 1980’lerin ikonik kama şekli tüm zamanların en tanınan süper otomobil tasarımlarından biri olmaya devam ederken, 0.34’lük sürtünme katsayısı KODIAQ’ın 0.31’i tarafından gölgede bırakıldı. Yine herkesin aklında en dinamik otomobil olarak yer etmiş Formula 1 otomobillerinin sürtünme kat sayısı da ŠKODA modellerinden epeyce geride kalıyor. Belki de hepsinden şaşırtıcı olan, FABIA, ENYAQ Coupé iV ve KODIAQ’ın, sürtünme katsayısı 0,55 olan NASA’nın Mercury Atlas uzay roketinden bile daha başarılı olması.

Tüm bu başarılara rağmen otomotiv tasarımının doğayı yakalaması için hala uzun bir yol var, çünkü küçük kuşların sürtünme kat sayısı sadece 0,08.

Lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşın.

Bir Yorum

  1. Corolla AE101 (1991-1997) ile Fiat Tempra’da da 0.28 cd direnç katsayısı vardı.
    Yani demem o ki, 0.28 öyle çok muazzam bir rakam değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu