G7 Ülkeleri Petrole Ara Verip Elektrik Enerjisi Kullanan Ulaşıma Geçişte oldukça İstekli Görünüyor

Merhabalar,

Dünyanın en gelişmiş ekonomilerine sahip G7 ülkelerinin liderleri, 2030 yılına kadar fosil yakıt yerine sıfır salımlı enerji kullanan taşıtların satışına ağırlık veren iddialı bir plan üzerinde görüşmeye başladılar.

https://autobala.com/the-g-7-looks-to-an-ambitious-shift-to-electric-vehicles-and-a-break-from-oil kaynaklı habere göre Bloomberg tarafından da teyit edilen bu plan ile G7 ülke hükümetleri 2030 yılına kadar motorlu taşıt satışlarının çoğunun dizel veya benzin motorlu taşıtlar yerine sıfır salımlı taşıtlar olması için özel ve stratejik tedbirler alıyorlar.

İngiltere’nin Cornwall kentinde bu hafta sonu toplanan G7 ülkelerinin liderleri aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde de Co2 salımını azaltmak için daha fazla fon ayırmayı da görüşüyorlar.

Gelen haberlere göre henüz plan üzerinde görüşmeler sürüyor. Ancak petrolden uzaklaşmayı sağlayan bir hedefin belirlenmesi kesin gibi. Tabii burada en önemli soru şu: Joe Biden hükümeti plan üzerinde nasıl bir tutum izleyecek? 2030 yılına kadar satılacak taşıtların yarıdan fazlasının sıfır salımlı taşıtlar olması hedefini Biden hükümeti kabul edecek mi?

Bildiğimiz gibi Biden hükümeti elektrik motorlu taşıt pazarı üzerinde önemli yatırımlar yapılması gereğine inanıyor. Geçen yazımda da değinmiştim. 174 Milyar $ tutarındaki fon sadece bu konu için ayrılmış durumda. Bu fon ile ABD’li otomotiv fabrikaları elektrik motorlu taşıt üretimi yapacak şekilde dönüşüme sokuluyor. 500 bin şarj noktası kurulumu ve elektrik motorlu taşıt alımına yüklü teşvik planlanıyor. Nitekim, ABD’ li üreticilerden General Motors 2035 yılından itibaren egzos gazı salan taşıt üretmeyeceğini geçtiğimiz Ocak ayında açıklamıştı. Diğer bir ABD’ li üretici Ford ise 2030 dan itibaren her 10 taşıtın 4 adedini elektrik motorlu ve pilli olarak üreteceğini ilan etti.

Tahminler, 2030 yılında dünya pazarlarında yeni elektrik motorlu taşıt satışlarının payının % 34 olacağını, 2040 yılında ise % 68 e ulaşacağını gösteriyor.

Öte yandan Japonya da geçen Aralık ayında açıkladığı stratejik plan ile 2030 ortalarında tüm yeni satılacak taşıtların hibrit veya elektrik motorlu olacağını ilan etmişti.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, G7 zirvesinin ev sahibi olarak 2030 dan itibaren fosil yakıtlı taşıtların satışının yasaklanmasını savunuyor. Ancak diğer G7 ülkelerinin bu fikre katılması zayıf olasılık. Aslında, İngiltere’de bile elektrik motorlu taşıt satışlarının payı 2020 sonunda sadece % 7 olabildi. Satın alma maliyeti ise yüksek ve müşterilerin tepkisini çekiyor.

Sonuç olarak G7 zirvesinden karayolu ulaşımında CO2 azaltımı için bir karar çıkacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Öyle ki bu karar sadece elektrik motorlu otomobilleri değil, aynı zamanda sıfır salımlı tren, otobüs, deniz taşıma araçları ve hatta hava taşıtları dahil toplu taşıma ve nakliye unsurlarını da kapsayacak görünüyor. Kısa süre sonra G7 zirvesinin kararlarını sizlerle paylaşmayı umuyorum.

Öte yandan, G7 ülkeleri arasında bulunan İtalya’da, Stellantis markası ile elektrikli taşıtlar için yeni bir batarya fabrikası yatırımı gündemde. Reuters’ e konuşan İtalya Hükümeti yetkilileri, 1 Milyar € (1,2 Milyar $) üzerindeki bu yatırımı doğruladılar.

https://europe.autonews.com/automakers/italy-aims-generate-over-1,2b-investments-gigafactory-report- haberi ile söz konusu yatırım planının AB İyileştirme Fonu’ndan yararlanmak için Brüksel’e geçtiğimiz Nisan ayında iletildiği ortaya çıktı. Yatırımın 600 Milyon € bölümü İtalya’nın kamu kaynaklarından sağlanacak.

İtalyan hükümeti, bu yatırımın bir çok endüstriyel ve finansal yatırımı tetikleyeceğine ve yatırım büyüklüğünün 1 Milyar € yu aşacağına inanıyor.

Söz konusu yatırım geniş boyutta Kamu-Özel Sektör ortaklığı (PPP) şeklinde gerçekleşecek. Özel sektör adına hisseler Stellantis‘ e ait olsa da başka ortaklıkların da olması değerlendiriliyor.

Gerçi henüz Stellantis yetkililerinden konuya ait bir açıklamaya rastlamadık. Ancak, geçen haftalarda Stellantis üst yönetimnin İtalya Enerji Bakanı ile birkaç kez görüşme yaptığı Bakanlık tarafından doğrulanmış vaziyette. Hatta bu toplantıların birisine PSA ve Total Enerji şirketlerinin ortak olduğu ACC batarya üretim ortaklığı yetkilileri de hazır bulunmuşlar. Demek ki yatırım planı hayata geçmek üzere.

Brüksel tarafından yatırım planı için henüz bir onay haberi yok. AB onayı alındığı takdirde 37 Gigawatt-saat kapasiteli bu fabrikanın 2030 yılına kadar 500 yeni istihdam sağlayacağı bildiriliyor.

Stellantis bugüne dek Fransa ve Almanya’da birer batarya fabrikası yatırımına başlamış durumda. Toplam 5 Milyar € tutarındaki bu yatırım bilgilerine daha önceki yazılarımda değinmiştim.

AB ülkeleri içinde benzer yatırımlar için yoğun bir rekabet olacağını söylemek mümkün.

Sonuç olarak G7 ülkelerinde sıfır salımlı ulaşım için adımlar hızla atılmaya devam ediyor. Yaşadığımız çevre sorunları başta kuraklık olmak üzere kirlilik ve global ısınma karşısında hepimizin hangi sektör içinde olursak olalım çevreyi koruyan çabalara ortak olma mecburiyetimiz var. Bu dünya hepimizin. Onu daha fazla kirletmeden, temiz bir geleceğe hazırlamamız şart. Gelecek nesiller için başka çaremiz yok. Fosil yakıtların % 25 ini kullanan otomotiv sektörü neyse ki bu gerçeğin bilincine vardı. Artık dönüş yok. Darısı diğer imalat sektörlerinin başına.

Gelecek yazılarımda görüşmek üzere,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu